Serbest Kürsü

Buyrun Sıra Sizde

***Çocuk Gibi Düşünebilmek***

O gün hava çok kötüydü.. durmadan gök gürlüyor, bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyordu.... küçük kız yine de her sabahki gibi annesinin sesiyle uyanmış, kahvaltısını etmiş ve her gün yürüyerek gittiği okuluna doğru yola koyulmuştu... ancak gökyüzünde şimşekler birbiri ardına ve o kadar gürültüyle çakıyordu ki, küçük kızın annesi "yavrum bu havada yolda yürürken korkmasın?" diye telaşlandı.. arabasına atladığı gibi yolda kızını aramaya başladı.... derken bir baktı, küçük kızı az ilerdeydi.. minik minik adımlarla yürüyor, ama ne zaman şimşek çaksa durup gökyüzüne bakıyor ve gülümsüyordu.....

HAZIR MIYIZ ???

İsmi lazım değil mevzu anlamlı... Buyrun bir eğitimci ve katılımcılar arasındaki diyaloğu hepberaber okuyalım;

Ben: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
Katılımcılardan Biri: Allah'a şükür, hocam, bildiğimiz kadarı ile yok.

B: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanında başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz? Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar:

K: Ölüm.

B: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir.
Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir, ama bundan sonra gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Diğer hiç biri insanların tümünün başına gelmeyecektir.

Sabahın Altısında Bir Kalp Kırıldı!!!

Mahalleli her sabah aynı saatte, aynı sese uyanır. O vakitlerin sessizliğinde korkunç bir gürültüdür bu. Bakkal Muzaffer Amca, tüm kuvvetiyle dükkânının kepenklerini kaldırmıştır. Gürleyerek kalkan kepenkler de mahalleliyi kaldırmıştır yatağından. Saati hiç şaşmaz bu işin; her sabah saat beş on beş...

Sabah ezanı okunalı henüz birkaç dakika olmuştur. O gürültü, isteyip de ezana uyanamayanlara sunulmuş bir nimettir. Kalkar, sabah namazlarını kılarlar. Namaza kalkmak gibi bir derdi olmayanlara ise işkenceden beterdir. Fakat o ses sevilse de sevilmese de, mahallede Muzaffer Amca çok sevilir.

AŞIK GENÇ :'( ...

Nakledildigine göre Hz. Isa (A.S.) bir gün bahçe sulayan bir delikanli ile karsilasir. Delikanli Hz. Isa'ya «Rabb'inden, sevgisinin zerre agirligindaki bir kismini bana bagislamasini dile» der. Hz. Isa ona «sen zerre kadarina dayanamazsin diye karsilik verir. Delikanli «o halde zerre kadarinin yarisini versin» der. Bunun üzerine Hz. Isa onun için «ya Rabb'i bu gence sevginin zerre kadarinin yarisini bagisla» diye dua eder ve yoluna devam eder.

Epeyce bir müddet sonra Hz. Isa'nin (A.S.) yolu yine oraya düser, delikanliyi sorar, «delirdi, daglara çikti» derler. Hz. Isa delikanliyi kendisine göstermesi için Allah (C.C)'a dua eder. O sirada delikanliyi daglar arasinda görür onu gözlerini gök yüzüne dikmis ve bir kaya üzerinde dimdik ayakta dururken bulur.

Derdimi Seviyorum

Bahcenin suyunu kestiler,cicekler soldu,meyveler dokuldu ve yapraklar sarardi.Dunya dikenlere kaldi.Kapinin onune gul diktim,sarmasik ektim,gelip gecenlerin ici asilsin diye.Insanlar gulleri kopardi,hayvanlar sarmasiklari yedi,geriye yine dikenler kaldi.

Hic unutmam,hasat mevsimi yaklasiyordu,mahsul bolmu boldu.Birgun,bir sam yeli esti,yapraklar sapsari oldu,meyveler burustu,dikenler bayram ediyordu.Felaket elele,kolkola geliyordu:Bir baska zaman bulut gibi cekirge geldi,yesil yapraklarin hepsi gitti,geriye sadece dikenler kalmisti.

Yesile dusman olanlar,dikenlerlere dost olmustu.

Cicek gibi insanlar gitti,ibadet meyvalari dokuldu,yemyesil kulturumuzu sam yeli aldi,son kalanlarida kuzey ruzgarlari dondurdu,dunya dikenlere kalmisti.

Japon IQ Testi... "Eğlenceli :))) "

Şu anda Japonya'da is başvurularınla aşağıdaki linkteki IQ testi veriliyormuş!

Linkten, buyuk mavi yuvarlagi tiklayin.

Oyunun kurali:

"herkes nehirden karşıya geçmeli"

Sala binecek kişilerin üzerine, salı karşıya geçirmek içinse kırmızı
yuvarlaklara tıklamak gerekiyor.

Kurallar:
Bir seferde sadece 2 kisi sala binebilir.
Baba, anneleri yokken kizlarin hicbiri ile sala binemez.

Anne de babalari yokken ogullarindan hicbiri ile sala binemez.

Hirsiz, polis yokken aile ile yalniz kalamaz.

Sali kullanmayi da sadece anne, baba ve polis biliyor!

Kolay gelsin! :))

fırçalar ve domuz kılı :((

sakal, elbise, ayakkabı fırçaları ve berberlerin kullandığı fırçalar hem domuz kılından hemde başka hayvanın kılından yapılıyormuş. ama yağlı boya fırçalarının tamamı domuz kılından üretiliyormuş. bilhassa hamur işlerinde evlerimizde kullanılan yağlama fırçalarında durum daha vahim. çünkü domuz kılı; ekmeğimizin, pidemizin, lahmacunumuzun poğaça simit ve böreklerimizin üzerinde dolaşıyor. bu maksat için, bu müslüman üreticiler! hem plastikten hemde domuz kılından yağlama fırçaları imal ediyorlarmış. bu malları müşterilerine satarken ikaz ediyorlarmış, ancak çoğu pideciler, lahmancuncular,fırıncılar plastik fırça yerine daha çok dayandığı için domuz kılından yapılmış yağlama fırçalarını tercih ediyorlarmış. yağlı boya fırçalarına gelince, firma yetkilileri dünyada başka alternatifin olmadığını iddia etselerde bu iddiaya inanmak mümkün değil. bize göre bunun mutlaka helal bir alternatifi olmalı. allah bizzatihi necis olduğunu bildirdiği bir hayvanın kılına bizi mahkum etmesi

Önce Aşk Vardı

Önce Aşk vardı. Gökler kat kat kurulmamış; yeryüzü kadem kadem örülmemişken Aşk vardı. Ay geceye saklanmadan ve gölge güneşe nikahlanmadan Aşk vardı. dağlar, yerin boynuna gerdanlık misali takılmamış; yıldızlar gökyüzünde billur avizeler gibi yakılmamıştı ve Aşk vardı. Hava suyla dertleşip toprak için ağlamamışken ve su toprakla bir olup ateşe kin bağlamamışken Aşk vardı. İmkan boyunduruk altına alınmamış; zaman ve mekan ona cellat kılınmamışken Aşk vardı. çamur, meleklerin elleriyle karışmadan; ruhlar yıllara yenik düşecek bedenleriyle buluşmadan Aşk vardı. Kaderi heceleyen mühürlü defterden ve üzerine and içilen kalemden önceydi O . Önce yoktu ve Aşk vardı

Soykırım neye mâl olur!!!

Yahudiler Hitlerin elinden kurtulduklarında hiçbirşeyleri kalmamıştı. Bırakın devlet kurmayı yiyecek ekmekleri dahi yoktu. Ancak uluslarası camia Almanyanın soykırım yaptığını kabul ettiğinde yahudilere tazminat yolu açılmış oldu. Yahudiler açtıkları davalarla neredeyse tüm alman şirketlerini ve alman bankalarını tazminata mahkum ettirdi. Bugün satılan bir Mercedesten bile belli oranda İsrail hükümetine pay gidiyor ve bu durum gizli değil, zaman zaman gündeme geliyor.

İsrail bugün dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Ülkelerinde nükleer reaktörlerden tutun en son teknolijiye sahip uçak fabrikaları bile var. Ancak Hitler döneminde dünyanın en zengin ve en gelişmiş ülkesi olan Almanya bir dönem toparlanmış gibi görünse de belini doğrultamadı. Ekonomisi son 10 yıldır gittikçe kötüleşiyor.

Sayfalar