Şiir Köşesi

Şiirlerimiz ve Şiirleriniz Köşesi...

TAŞ ATAN ÇOCUKLAR

Sanki oyundasın taş atan çocuk
Cahil mi, cesur mu sonra görürsün
Seni kimler böyle oynatan çocuk
Sanmam bu eğlencen çok uzun sürsün

Sökülen kaldırım, ayaklarındır
Ölünceye kadar bir kötürümsün
Kundaklanan dükkân yarınlarındır
Vicdanında yargılanan cürümsün

Elinde molotof, yuzünde maske
Neden bir gizliliğe bürünürsün
Yıllarca sonra, desen bile keşke
Vatan ahı ağırdır, sürünürsün.

Senin yaşıtlarda taso salgını
Yahut bir iple topaç çevirirsin.
Oyun sandığın işlerin çılgını
Çamı hedeflerken, can devirirsin

PRYGAMBER SEVGİNİNİ ÖRNEĞİ

Peygamber sevgisinin örneğisin.
Sevgilerin en güzeli,gerçeğisin.
Bizde Muhammedi görmedik ki;
Hırka'iŞerif bize tesellisin.

Üzerindedir Amenerresulü.
Üzerindedir Muhammed'in gülü.
Sardı,sarmaladın aşkla resülü
Hırka'i Şerif Kutsal Emanet'sin.

Miracı görensin,bizi bilensin.
Veysel KARANİ'den bize gelensin.
Geçsede asırlar öyle yenisin
Hırka'i Şerif,sanki cennettensin.

Nicemiz makamına gelemedi
Dünya gözüyle seni göremedi.
Orhan'da bu yüzden özür diledi
Hirka'i Şerif; çok,çok af edersin.

TANIK GERÇEĞİ SÖYLE

Kaç eşin boynu bükük,annenin bağrı yanık
Kaç evde huzur yok,kapı,pencere kapanık.
Kaç masum suçsuz yere yıllardan beri sanık
Vicdanını dinlede gerçeği söyle Tanık.

Duvarlar defter olup tahliye hesaplanır
Her sanıye bağrıma hancer gibi saplanır.
Bütün ümitlerimiz ifadende toplanır
Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK.

Ölümü getirmıyor dualarla,dilekler.
Yalana mağlup oldu bükülmeyen bilekler
Eşim,dostum beni kötü biri bileçekler
Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK.

ADEMİN KALBİ HASTA

Ademin kalbi hasta şifası Kur'andadır.
Ademin gönlü darda ferahı Kur'andadır.
Adem ölmek istemez çaresi Kur'andadır.
Adem yalnız edemez vekili Kur'andadır.

Adem ilimi sever,ilimi Kur'andadır
Adem övülmek ister değeri Kur'andadır.
Adem bir kerre doğar,Kue'ana göre ölür
Bu iki hal arası neleri yaşar,görür.

Adem neslini sorar,nesili Kur'andadır
Adem Yaradan arar,asılı Kur'andadır.
Adem günlük işlerle geçşinmenin derdinde
Ebedi saadeti yitirme gayretinde.

Adem hiç,hiç unutma,sınav yeri burası

ZAFER İŞARETİ SAPAN ÇATALI-FİLİSTİN

)

Zafer işareti sapan çatalı
Dinle ey Doğulu,dnle ey batılı
Yıllar,aylar değil günşer sayılı
Sacını,başını Moşşe yolacak
Filistin bağımsız devlet olacak.

Beşerin alnında fani yazılı
Doğmadan Gazze'de mezar kazılı
Moşşe hep silahlı,Moşşe azılı
Moşşe'de çaresiz yalnız kalacak
Filistin bağımsız devlet olacak.

Gündüzdür geceler bombardımanla
Gecedir gündüzler tozla,dumanla.
Yerden sonra gökte boyandı kanla.
Gökler,yer rengiyle tekrar dolacak
Filistin bağımsız devlet olacak.

Ahmet Süreyya DURNA Şiirler

ZİRVEDEN ZEMİNE

Bir zamanlar;
Kavimler kapısı Anadolu’nun,
Şahsında Edirne bendim, Kars bendim!
Şimdiyse kendinden utanır, kendim...

Bir zamanlar;
Aşınmaz, aşılmaz ve dokunulmaz,
Mânâdaki mazruf bendim, hars bendim!
Şimdiyse gör! çamurlara belendim...

Bir zamanlar;
Millî duyguların merkez üssünde,
Yenilmeyen öfke bendim, hırs bendim!
Şimdiyse boşaldı barajım, bendim...

Bir zamanlar;
Şekil veren inatçıl has çeliğe,
Pazu bendim, çekiç bendim, örs bendim!
Şimdiyse özümden ben örselendim...

Ahmet Süreyya DURNA Şiirler

GÜLLER GÜLÜNE

Şol “âlem-i bekâ”ya göçtüğün günden beri,
Gülşene çevirdiğin çöller huzursuz şimdi.
Ey âlemlere rahmet, ey ufuk Peygamberi!
Bülbüller figandadır, güller huzursuz şimdi.
Şol “âlem-i bekâ”ya göçtüğün günden beri
***
Sen gidince zamanın külliyen kaçtı tadı,
Aşıkların ya Nebî sînesini dağladı!
Giran geldi yokluğun, akan sular ağladı,
Ah! Dicleler, Fıratlar, Niller huzursuz şimdi.

Ahmet Süreyya DURNA Şiirler

AŞKA SEVGİYE GÖNÜLE DAİR

Nefret silahına sevgi fişeği
Sürebiliyorsak ne mutlu bize
Düşman saflarına dostluk döşeği
Serebiliyorsak ne mutlu bize

İnsanlık uğrunda kalmadan geri
Mamur hâle getirerek her yeri
Yunusleyin bir gönülden içeri
Girebiliyorsak ne mutlu bize

İtibarlı, ne sövülen ne söven
Sevdiğini Hakkın namına seven
Davranışı ile topluma güven
Verebiliyorsak ne mutlu bize

Görmek hüner değil var olan varı
Bilinenler gerektirmez ısrarı
Kâlp gözüyle âlemdeki esrarı
Görebiliyorsak ne mutlu bize

Fetih Marsi

Yelkenler bicilecek, yelkenler dikilecek;
Daglardan cektiriler, kalyonlar cekilecek;
Kerpetenlerle surun disleri sokulecek

Yuru, hâlâ ne diye oyunda oynastasin?
Fatih’in Istanbul’u fethettigi yastasin!..

Sen de gecebilirsin yârdan, anadan, serden....
Senin de destanini okuyalim ezberden...
Haberin yok gibidir tasidigin degerden...

Elde sensin, dilde sen, gonuldesin bastasin...
Fatih’in Istanbul’u fethettigi yastasin!..

Yuzune carpmak gerek zamanenin fendini...
Goster: Kabaran sular nasil yikar bendini?
Kucuk gorme, hor gorme, delikanlim kendini

Söyle bu gün Allah için ne yaptın?

Söyle bu gün Allah için ne yaptın?

Ruhlar giderken sonsuz bir yola
Dünyada verirler birkaç mola
Sanki... Bu geliş bir tesadüf ola
SÖYLE BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIN?

Nefsin bugün doysa yarın yine aç
Sanma ki bedenin nefsine muhtaç
Gel şu meyhaneden vakitlice kaç
SÖYLE BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIN?

Zaman sermayesi sanma ki çok bol
Beşikten bastona kaç adımlık yol
Bu kanun değişmez kim olursan ol
SÖYLE BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIN?

Bir gönül kapısı bulup çaldın mı?
Bir sevgi seline boyca daldın mı?

Sayfalar