MELE-İ ALA
MELE-İ ALA
ALPEREN GÜRBÜZER
Çeşitli mevzularda yazılmış makaleler...
MELE-İ ALA
ALPEREN GÜRBÜZER
MEHDİ(A.R)
ALPEREN GÜRBÜZER
KUTSAL TUZAK
Alperen GÜRBÜZER
İNSAN İNSANIN KURDU MU?
ALPEREN GÜRBÜZER
İnsan insanın kurdu olmuş benliği sayesinde. Benlik virüs gibi bulaşıcı, virüs tüm vücudu istila etmekle kalmamış, kronikleşerek toplumuda içten içe sarsan sendrom halini almış.
‘Biz’ demeyi unutalı hayli yıllar geçti, artık varsa yoksa ‘ben’ demek var. Yediden yetmişe herkes ben’in esiri durumda sanki...
KARDEŞLİK
ALPEREN GÜRBÜZER
Rasulallah (s.a.v):
Yedi sınıf insan var ki Allah Teala onları hesap gününde özel rahmetiyle gölgelendirecektir. Bunlardan birisi de Allah için birbirini seven iki arkadaştır. Üç şey varki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur; Allah ve Rasulünü her şeyden daha fazla sevmek, sevdiğini Allah için sevmek ve İmandan sonra küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi kötü görmek (Buhari, İman,14,Müslim,67,Tırmizi, iman 10;) diye buyurmakta.
Yine Habib-i Kibriya Efendimiz buyurdular ki;
KADER-İ İLAHİYE
ALPEREN GÜRBÜZER
DÜNYA EVİNDEN MAHŞERE
ALPEREN GÜRBÜZER
Kıyamet aynı zamanda beklenen saat demektir. Tıpkı dünya daki insanoğlu gibi misafir durumda, yani dünyanın miadı Adem (a.s)’dan kıyamete dek yedinci bin senedir. Allah Rasulü altıncı binin sonlarında âleme şeref vermek üzere geldiğine göre beklenen saat binbeşyüzü geçmeyecek. Allahü Teala, Bu kıyamet ne zaman kopacak diye soranlara; De ki; Herhalde çok yakında! (Ahzab 35, Şura 17–18) diye beyan buyurmuştur. Hz. Enes anlatıyor: birisi Hz. Peygamber’e geldi dedi ki:
İNSANLIĞIN KURTULUŞU
ALPEREN GÜRBÜZER
İNSAN NURANİ LETAİFLERLE DONATILDI
ALPEREN GÜRBÜZER
Allah (c.c) zatını gizlemiştir, sıfatlarının tecellileri sergilenmiş ki insanoğlu anlayabilsin. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.v); ‘Allah zatını nur ile perdeledi, Eğer cemalini açsaydı bütün mahlûkatı yakardı.’ diye beyan buyuruyor.(Müslim, İbni Mac’e)
HAYATIN HER ALANINDA CİLVE-İ RABBANİYE
ALPEREN GÜRBÜZER
İmtihan hayatın gerçeği tabiî ki... Derler ya hikmetinden sual olunmaz, onun gibi bir şey cilve-i Rabbaniye...