3 kişi
arkadaşlar bir sorum var ilgilenirseniz çok sevinirim her şeyi bildiğini söyleyen 3 kişi varmış ne sorulursa sorulsun cevap verebileceklerini söylüyorlarmış bu konuda bilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim
Allah (c.c.) ın Sevgili Kulları...
arkadaşlar bir sorum var ilgilenirseniz çok sevinirim her şeyi bildiğini söyleyen 3 kişi varmış ne sorulursa sorulsun cevap verebileceklerini söylüyorlarmış bu konuda bilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim
Hamidettin-i Aksarayi hazretleri Yıldırım Beyazıt zamanında Bursa'da ekmek yapar satardı. Onun ekmeklerini şehir halkı âdeta yağmalarcasına alırlardı. Nasıl bir hamur yoğuruyordu da, bu derece lezzetli ekmek yapıyordu, bu kimsenin malumu değil onun
"Somunlar ... Mümünler ..." diye sokak aralarına, tatlı tatlı dökülen sesini duyunca , bütün Bursalı'lar birbirine girerdi.
Said Nursi yakın geçmişimizde yetişmiş en büyük İslam alimlerinden ve fikir adamlarındandır. 1873'te Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı Nurs köyünde dünyaya gelmiş, 1960'da Şanlıurfa'da Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Genç yaşta edindiği dini ve pozitif bilimlerdeki derin bilgisi, devrin ilim çevreleri tarafından kabul görmüş, küçük yaştan itibaren dikkati çeken keskin zekası, kuvvetli hafızası ve üstün kabiliyetleri dolayısıyla "Çağının eşsiz güzelliği" anlamına gelen "Bediüzzaman" sıfatıyla anılmaya başlanmıştır.
Allah Teâlâ'ya ibadeti terkedip, tapınmak için kendilerine putlar edinen ve böylece yeryüzünde ilk defa fesada uğrayan bir kavmi tevhid akidesine döndürmek için gönderilen peygamber. "Ulul-Azm" peygamberlerin ilki olan Nûh (a.s)'ın, kavmini tevhide döndürmek için verdiği mücadele, Kur'an-ı Kerim'de uzunca zikredilmektedir. Adı, kırk üç ayrı yerde zikredilen Nûh (a.s)'ın kıssası, şu surelerde mufassal olarak ele alınmıştır: el-A'raf, Hûd, el-Müminûn, eş-Şuârâ, el-Kamer ve kendi adıyla adlandırılmış olan, Nûh suresi.
Nûh (a.s), Adem (a.s)'dan yaklaşık olarak bin sene sonra gönderilmiştir. Bu zaman zarfında insanlar tevhid üzere olup, Allah Teâlâ'ya şirk koşmaktan kaçınırlardı. İbn Abbas (r.a)'dan şöyle rivayet edilmektedir:
Kur'an-ı Kerîm'de adı geçen peygamberlerden biri. Peygamberler silsilesinin ikinci halkasında bulunan İdris (a.s) Kur'an-ı Kerîm'de adı geçmeyen Şit (a.s)'den sonra peygamber olmuştur.
İdris (a.s) rivayetlere göre, beyaz tenli uzun boylu, geniş göğüslü, gür sakallı idi. Yürürken adımını kısa atar, önüne bakarak yürürdü. İlk kez astronomi ve hesap ilmini, geçmiş zamanların ilimlerini öğrenen İdris (a.s)'dır.
Hz. İdris kavmini putlara tapmaktan şeytana ve Kabiloğullarına tarafgir olmaktan alıkoymuş, kendisine inanan az bir toplulukla Kabiloğullarıyla savaşmış ve onların bir çoğunu esir almıştır (bk. İbnu'l-Esir, el-Kâmil, I, 62, 63). Hz. Peygamber (s.a.s) Mirac gecesinde semada Hz. İdris ile karşılaşmış, Cebrail (a.s)'a "bu kimdir" diye sormuş. Cebrail (a.s) "Bu İdris (a.s)'dır. Ona selam ver" deyince, Hz. Peygamber ona selâm vermiştir. Hz. İdris selama mukabele ederek "hoş geldin safa geldin salih kardeş salih peygamber" diyerek hayır dua etmiştir (Buhârı, Enbiyâ, 5).
İlk insan, ilk peygamber, insanlığın babası. Allah'u Teâlâ Hz. Âdem'i topraktan (turâbtan) yarattı. (Hûd, 11/61; Tâha, 20/55; Nuh, 71/18) Yüce Allah yeryüzünde bir halife yaratacağını meleklerine bildirdiği zaman; ilim, irade ve kudret sıfatlarıyla donatacağı bu varlığın yeryüzüne uyum sağlaması için maddesinin de yeryüzü elementlerinden olmasını dilemiştir:
"Sizi (aslınız Âdem'i) topraktan yaratmış olması onun ayetlerindendir. Sonra siz (her tarafa) yayılır bir beşer oldunuz." (er-Rum, 30/20)
Allah'u Teâlâ Hz. Âdem'i yaratırken maddesi olan toprağı çeşitli hâl ve safhalardan geçirmiştir:
Kardeşlerim, dün öldü, bu gün can veriyor. Yarın henüz doğmadı. Zamanın kıymetini bilin.
Ömrü boş işler peşinde harcamayın. Şöhretten sakının. İnsanlar bir gün över yarın söverler.
Ölçünüz Allah rızası olsun. Şükredin. Bütün azalarınızla şükrederek gerçek şükredenlerden olun.
Sadece dille şükreden kişinin şükrü az olur. Gözün şükrü bir hayır gördüğü zaman ibret almak.
Şer gördüğü zaman örtmektir.
Kulağın şükrü bir hayır işitirse onu ezberlemek,şer işitirse onu unutmaktır.
Ellerin şükrü harama uzanmamaktır. Midenin şükrü helal yemek.
ABDULHALIK GÜCDEVANİ (K.S)
Doğdukları ve medfun bulundukları yer; Buhara' da Gücdevan köyü. Babasının ismi: Abdülcemil. İmam Malik evladından.
Zahir ve batın ilimlerinde üstün ve müşkülü olanların başvurduğu kapı... Hızır (A.S) ile sohbetleri var. Bir erkek evladı olacağını adını: "Abdülhalık" koymasını söyleyen de Hızır (A.S)
Reşahat kitabında der ki: Hazreti Hace henüz beş yaşında iken Buhara'nın büyük alimlerinden olan Şeyh Üstat Sadreddîn hazretlerinden Kuran-ı Kerîm öğreniyorlardı. Okuma esnasında (Rabbinize tazarru ederek ve gizli dua ediniz,." ayet-i kerimesine geldikçe hocasına, bu (gizli) nin hakikati ve kalp ile yapılan zikrin aslı nedir? Eğer zikir ve dua cehri (yani aşikar) ve dil ile olursa riyadan korkulur. Araya riya girerse hakkı ile zikredilmemiş olur. Eğer kalp ile zikredersem (şeytan insanın damarlarında kan gibi dolaşır) hadis-i şerifi gereğince şeytan bu zikri duyar. Bu müşkilimi halledin, der. Hazreti Üstat, bu kalplere dokunan sözlere hayran olarak; Oğlum bu ilm-i ledünnidir. Allah u Teala dilerse seni ehlüllahdan bir zata ulaştırır. Kalp ile zikri sana talim eder. 0 vakit bu müşkülün hallolur, buyurur.
Hifa ve Süheyl
Yıl asrısaadet yılı, aşkların en güzelinin yaşandığı mekân ve zaman.
Ölümsüz sevdaya doğru yol alan, ilahi aşkın sırrına mahzar olan ve kalplerinde sadece onun sevgisini taşıyanların yılı.
İşte o yıllarda vuku bulan bir aşk kıssası… Hifa ve Süheyl
Hz peygambere teslimiyetin güzel bir vesikası… Hifa ve Süheyl
Madde den geçip mana ikliminde aşkı yaşayanların hikâyesi… Hifa ve Süheyl
Hifa genç, güzel, şan-şöhret sahibi ve oldukça zengin bir kadın;
Güzelliği dilden dile dolaşan, şan şöhreti saraylara kadar ulaşan,
Hz. Ömer (r.a.)'den...
Hz.Ömer(r.a.)’in güzel sözleri:
“Hz. Ömer bir defasinda Sam’a gitmisti. Orada giydigi eski elbiselerden dolayi söz edildigini duyunca “Biz Islâmiyet ile izzet bulduk, izzeti, serefi baska yerde aramayiz.” buyurdu. Yolu bir mezbeleden geçse, orada durur ve: “Iste hirsla sarildigimiz dünya” derdi. Dul kadinlara, yetimlere sirtinda un tasirdi. Bu halini gören biri: Birakin biz tasiyalim deyince, Hazreti Ömer: “Ya kiyamet günü günahimi kim tasir” buyurdu.
“Allah’(c.c.) a itaat eden büyük zatlarin sözlerine dikkat edin. Çünkü onlara tarafindan gerçekler tecelli eder ve onu konusurlar.”